Bedeninden Utanma
Doktor hatası yüzünden 3 yaşından önce engelli oldu.İki kitap yazdı ve kendisi gibi engellilere bireysel danışmanlık yapıyor.Ayça Akın, bir doktor hatası nedeniyle 3 yaşında önce romatoit artrit hastalığı geçiren sonra da engelli olan bir genç kadın.
Yakın zamanda engelli insanların kendileriyle barışık olması gerektiğini anlatan ‘Bedeninden Utanma’ adlı alışılmadık bir fotoğraf projesiyle karşımıza çıkacak. Akın, bugüne kadar yaptıklarıyla ‘Dünya Engelliler Vakfı’nın Sosyal Farkındalık Ödülü’nü de almış…
ENGELSiZLER HAYATI KENDiLERiNE ZEHiR EDiYOR
Ayça Akın hayata tutunmasını “Ben egomu, hırsımı, öfkemi, kafa karışıklığımı yani kendimi yendim” sözleriyle açıklıyor. Akın, engelsiz insanların mutsuzluklarına anlam veremediğini söylerken, “İnsanlara bakıyorum, kariyer var, maddi imkan var, sağlık var. Ama anlamsız şeyleri kendilerine dert edip hayatı zehir ediyorlar” diye konuşuyor.
Fox TV’de bir stüdyoda canlı yayında yan yana oturuyoruz. Ben programın sunucusuyum, o konuk. “Ben o doktoru affettim, affetmeseydim yaşamda bu yükle yol alamazdım…” diyor. Ayça Akın. Bir doktor hatası nedeniyle 3 yaşında önce romatoid artrit hastalığı geçiren sonra da engelli olan bu genç kadın beni çok etkilemişti. Sadece başardıkları ile değil, düşünme şekliyle, cesareti ve özgüveniyle. O günden sonra birbirimiz hep takip ettik. Ben Ayça’nın kendini gerçekleştirmesini büyük bir zevkle izledim. Programıma geldiğin zaten 2 kitap yazmış, bireysel danışmalık yapıyor, bir ajansta grafik tasarımcı olarak çalışıyordu. Şimdiler hem çalışıyor, hem konuşmacı olarak Türkiye’yi dolaşıyor hem de bir gazetenin internet sitesinde yazılar yazıyor. Son olarak Dünya Engelliler Vakfı’nın Sosyal Farkındalık Ödülü’nü aldı.
Görüşmeyeli neler yapıyorsun?
Danışmanlıkr, yeni bir kitap, metin yazarlığı… Engelli dernekleri ve vakıflarıyla çok sayda projede yer aldım.
Sen grafik tasarım mezunusun değil mi?
Lisede grafik tasarım okudum. Hocam “sen yapamazsın, bırak bu okulu” demişti. Ben o liseden mezun oldum, sonra Kadir Has Üniversitesi’nde de Grafik Tasarım Bölümünü dönem birincisi olarak bitirdim.
Nasıl girdin üniversiteye?
Benim hayatımın değiştiği gün üniversite sınavına girdiğim gün. Sınava gireceğim okula gittim. Ailemi almıyorlar tabii. Sınıf 3. Katta! Tüm eğitim hayatım boyunca hep annem getirmiş götürmüş beni. Merdivenlerin başında duruyorum. ‘Hayat böyle bir şey. Ya buradan eve döneceğim, her şey bitecek. TV izleyen bir tip olacağım, ya da bu merdivenleri çıkacağım.” Nasıl yaptım inan bilmiyorum.
Sen neyi başardın?
Ben kendimi yenmeyi başardım. Zinihsel savaşı kazanmaktan söz ediyorum. Kendi kendimi yendim ben. Egomu, hırsımı, öfkemi, kafa karışlığını yendim. Bunu dezavantajlı bir dunumda başardım. İnsanlara bakıyorum, kariyer var, maddi imkan var, sağlık varken anlamsız şeyleri kendilerine dert edip hayatı zehir ediyorlar.
Engelli ebeveynler saklıyorlar çocuklarını…
Biz ailecek kabullendik bu olayı. Tatile giderdik, herkes dönüp bize bakardı. Ama ben bundan bir mağduriyet öyküsü çıkarmadım.
Türkiye’de 7.5 milyon engelli var ve nasıl oluyorsa biz onları hiç görmüyoruz!
Asıl mesele toplumun önyargıları. Nasıl çıksın engelliler sokağa? Biz bir engelliyle nasıl iletişim kurulacağını bilmiyoruz. Tekerlekli sandalyede bir insanın sandalyesini ona sormadan itiyoruz, kenarına köşesine paketler asıyoruz! Sanki o sandalye bir yük taşıma aracı.
KONUŞULMAYANLARI KONUŞALIM
Sen şimdi Hürriyet’te yazıyorsun, çarşaf çarşaf fotoğrafların olsa keşke! Tüm bedeninle, tek omzunun bu sutyeninin askısı görünen halinle…
O zaman güzel bir haber vereyim, bir projem var. Beni çok şuh fotoğraflarla göreceksiniz! Bir farkındalık yaratmak için kendim aldım bu kararı, fotoğrafçılarla görüştüm, seçtim, ajansım destekleyecek “Bedeninden Utanma” projenin adı.
Aslansın Ayça! Ne zaman olacak bu? Bence bir erkek de olmalı yanında…
Ocak ayında. Olacak zaten. Artık insanlar kalıpları aşmak zorunda. Bir engelliye yardım demek pikniğe götürmek, hesabına para yatırmak, kıyafet almak değildir. İnanın engellilerin daha köklü problemleri var. Engelli bir kadın cinsel kimliğini bulamıyor bu toplumda!
Engelli bir kadın, engelli bir erkek aşkı nasıl yaşar, nasıl sevişir, ne hisseder?
İşte bunları konuşmamız lazım. Bunlar hiç konuşulmuyor, çünkü zaten hak olarak görülmüyor. Bu insanlar kabul edilmiyor. Engelli insan kendi bedeninden utandığı için dışarı çıkmıyor. Belki çok marjinal gelecek, çok tepki alacağım ama birilerinin bunu yapması lazım. Çünkü yıl olmuş 2015 biz hala engellilere dikiş nakış kursu veriyoruz! Aşmamız gerek bunu.
Söyleşi: Özlem Gürses




