- Otizm çocuklukta görülen ve en sık rastlanan gelişim bozuklukları arasında zihinsel engel ve spastisiteden sonra üçüncü sırada yer alır. Toplumlarda görülme sıklığı 1/10.000 yada 2/10.000 arasında görülmektedir. Ülkemizde 30.000 civarında otistik birey olduğu tahmin edilmektedir.
- Otizm yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden nöropskiyatrik, gelişimsel bir sendromdur.
- Otizmin görülme sıklığı erkeklerde kızlara oranla daha fazladır. Örneğin 5 otistik çocuktan 4 ü erkektir.
- Otistik bebeklerin fiziksel gelişimleri normal sağlıklı bebekler gibidir. Fiziksel olarak bir çok beceriyi olağan yaşlarda kazanmaya hazırdırlar. Ancak bazı otistik bebeklerin çevrelerine karşı ilgisizlikleri nedeniyle daha geç yaşlarda oturdukları ve yürüdükleri gözlenmiştir.
- Otistik özellikler gösteren bebeklerin iki tip davranış biçimi geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Bunlardan biri sürekli ağlayan, huysuz olarak adlandırılan bu bebekleri sürekli sallamanın dışında rahat ettirmek mümkün değildir. Öyle ki giydirme, yıkanma gibi diğer etkinliklerde sallanmanın kısa bir süre durması bile ağlamalarına neden olabilir. İkinci tip otistik bebekler ise birincinin tersine sakin bütün gününü yatakta geçiren bebeklerdir. Acıktıklarında ağlamaları nedeniyle bakımlarının kolay olmasına rağmen anneden hiçbir ilgi beklememeleri, çevrelerine karşı ilgisizlikleri anne babaları endişelendiren özellikleridir.
- Normal bir bebek yaşamının ilk üç ayında annesine bakar; annesi onunla konuşurken gülümser, agular daha ileri aylarda ise her fırsatta kucağa alınmak için ellerini kaldırır. Tanıdığı kişileri görünce heyecanlanır, insanlarla ilişki kurmaktan hoşlanır. Oysa otistik bebekler genellikle çevrelerine karşı isteksizlik, kucağa alınmaktan hoşlanmayan, kalabalık ortamlarda sürekli huysuzlaşan bebeklerdir.
- Otistik bebekler çevresindeki insanlara ve eşyalara karşı ilgisizdirler. Anne ve babanın onunla oyun oynamasına bir takım mimiklerle iletişime girmeye çalışmalarına karşılık o herhangi bir tepkide bulunmaz. Çevresindeki eşyalara karşı ilgisizdir ve onlara ulaşmak için herhangi bir davranışta bulunmaz. Aynı zamanda en belirgin özelliklerinden biri de çevreye olan ilgisizlikleridir. Kendileri ile baş başa ve tercihlerine göre yaşarlar. Tamamen kayıtsızdırlar, çağrılara tepki vermediği içinde zaman zaman işitme engelinden şüphe edildiği olur.
- Otistik bebekler de normal bebekler gibi konuşma dil gelişiminin basamakları olan agulama, babıldama, mırıldanma gibi anlamsız sesleri çıkarma davranışı görülmez.
- Bu çocukların fiziksel gelişimleri normal çocuklar gibidir. Bir takım motor becerileri genellikle iyidir. Ancak problemlerinden dolayı taklit gerektiren bir takım motor becerileri yapmakta zorluk çekerler. Top atıp tutma, merdivenden inip çıkma gibi motor becerilerini kazanmış olmalarına rağmen atlama, zıplama gibi becerileri kolay kazanamazlar.
- Bu çocukların zaman zaman beklenenin tersine davranışlar gösterdiği görülebilir. Örneğin herkesin ağladığı bir cenaze evinde o gülebilirken tam tersine herkesin eğlendiği bir ortamda onun hüngür hüngür ağladığı gözlenmiştir.
- Otizm en ağırdan en hafife doğru giden çok farklı şiddetlerde görülebilir. Çok ağır biçimde otistik olan bireylerde epilepsi, saldırganlık, uyku sorunları gibi ek sorunlar eşlik eder. Ağır düzeyde otistik olan bireylerin %70-90’ının da mental retardasyon (zihinsel gerilik) görülmektedir. Tüm otistiklerin ise %50’ sinde zeka seviyesi 50’nin altındadır. Ağır otistiklerde tüm belirtiler olanca şiddetiyle görülürken hafif otistikler zamanla konuşabilirler, göz teması kurarlar ve normal eğitim alabilirler.
- Otistik çocuklar uyarıcılara tepki vermedikleri ve çok sınırlı ilişki kurdukları için zeka ya da psikolojik ölçüm yapan testleri almakta güçlük çeker ve düşük performans gösterirler. Zihinsel düzeylerini anlamak güç olduğu için neyi ne kadar öğrendiklerini tespit etmek zordur.
- Otistik çocuklar bazı genel öğrenme sorunları sergilerler ve tipik olarak bir alanda gelişip başka bir alanda gerilik gösterebilirler. Örneğin bir otistik çocuk baş baş yapmayı öğrenemezken bir yap-bozu başarıyla bitirebilir.
- Otistik bireyler başkalarının hislerini ve duygularını anlama ve yorumlamada güçlük çekerler. Gülümseme, göz kırpma ve yüz buruşturma gibi örtülü sosyal ipuçlarını çok az anlarlar.
- Bu çocuklar bazı seslere karşı aşırı duyarlıyken bazı seslere karşı aşırı duyarsızlık göstermektedirler. Örneğin odada çalan bir müziği duymazdan gelirken bir oyuncağın çıkartmış olduğu sese çok duyarlıdırlar.
- Otistik bireylerin yaklaşık yarısı konuşma bozukluğu yaşıyor yada hiç konuşmuyorlar. Bazıları bizlerin anlam veremediği kelimelerden oluşan kendilerine özgü bir dil geliştiriyorlar. Başka bir grup tekrarlayıcı, ekolali konuşma yapıyor. Örneğin, “nasılsın” sorusuna “nasılsın” şeklinde veya “nasılsın, nasılsın” şeklinde karşılık verebiliyorlar. Otistik çocukların en çok kendilerine yöneltilen soru ve direktifleri anlamadıklarında ya da verilecek cevapları olmadığında hemen ekolaliye başvurdukları düşünülmektedir.
- Otistikler konuşmaya başlayınca kendilerinden üçüncü kişi gibi söz ederler. Yani bir otistik kendinden “ben” yerine başkasıymış gibi veya ismiyle veya sen olarak söz eder.
- Otistik çocuklarda gramer bozuklukları olabilir ve eklerden yoksun, bağlaç, zamir ve edatların kullanılmadığı cümleler oluşturabilirler. Telaffuz kusurları olabilir veya olmayabilir. Mecazları anlamada ciddi sorunları olur. Tüm otistiklerin yaklaşık yarısı 5 yaşına geldiğinde bile işe yarar bir dil geliştiremez. Pek çok otistik işaret dili, resim tahtaları, bilgisayarlar ve benzeri araçlarla iletişim sağlar. Bazı otistik çocuklar zamanında konuşurlar. Bunlar genellikle zekası iyi olan otistik çocuklardır.
- Geç de olsa konuşmaya başlayan otistik çocuklarda konuşmayı başlatma ve sürdürme nadiren görülür. Konuşmayı belli bir amaca ve iletişime yönelik olarak sürdürmekte zorlandıkları için sohbetlere katılmaları güç olmaktadır.
- Sesi nerede ve ne zaman kullanacaklarını bilmezler. Seslerini kontrol edemedikleri için fısıltı şeklinde yada bağırarak konuştukları zamanlar olur.
- Konuşmada kullandıkları tonlama mekanik, inişli çıkışlı, şiddeti ayarlanamamış veya duygudan yoksun olabilir. Konuşmanın tınısı, vurgusu, hızı, ritmi veya entonasyonun da anormallikler mevcuttur.
- Otistikler gündelik yaşamlarındaki değişimlere karşı direnç gösterebilirler. Genellikle çevrelerindeki düzenin ve kendi alışkanlıklarının değiştirilmesini hiç istemezler. Evde bir eşyanın yerinin değiştirilmesine sert tepki gösterebilirler.
- Nesnelere ve gündelik yaşamın rutinine bağımlılık otistik çocuğun ailelerini ve öğretmenlerini zor durumda bırakabilir. Okulda ve evde gündelik yaşamındaki en küçük sapma otistik çocuğu olumsuz yönde etkiler ve öfke nöbetlerine neden olur.
- Otistik çocuklar cansız nesnelere canlı nesnelerden daha fazla ilgi göstermektedirler. Öyle takıntıları vardır ki küçük bir ip parçası veya bir düğme onun her şeyidir.
- Bazı günlük eşya ve nesnelere karşı nedensiz korkular geliştirirler. Örneğin sudan korkma, ayakkabı ayağını sıktığı için giymek istememe gibi.
- Otistik çocuklar neden-sonuç ilişkisi kurmakta zorluk çekerler. “Neden üşürüz?” sorusunu sorduğumuzda “hava soğuk olduğu için” cevabını vermekte zorluk çekerler.
- Bu çocuklar nesnelerin bütünüyle değil de parçalarıyla daha fazla ilgilenirler. Ayrıntılara dikkat ederler.
- Otistik çocuklar kendi başlarına oynamayı yeğler, oyuncak ve nesneleri amaçları dışında kullanır, yaratıcı oyun kuramazlar. Oyun oynamayı bilenler ise karşılıklı oyun geliştiremezler.
- Otistik çocuklar görsel bir şekilde sunulan bilgiyi daha rahat öğrenirler, somut düşünürler.
- Otistik çocuklarda elleri çırpma, kafasını sağa sola sallama gibi tekrarlı hareketler görülebilir. Otizmli kişilerin yaptıkları tekrarlı hareketlerin onların diğer insanların varlığını fark etmedikleri, onları yok saydıkları anlamına geldikleri sanılmaktadır. Bu tekrarlı hareketler genelde zeka düzeyi düşük otistik çocuklarda görülür.
- Otistik çocuklar ağrıya, acıya, soğuğa karşı daha dayanıklıdırlar.
- Bu çocukların bazılarında aşırı hareketlilik(hiperaktivite) varken bazılarında aşırı hareketsizlik(hipoaktivite) gözlemlenmektedir
Özel Eğt.Öğrt.
Cabbar EREN




